Tanımamız

Gerekenler!

Altın İsimler

Hayao Miyazaki

Bu kısım biraz “Wikipedia” tarzı olacağı için üzgünüm. 78 yaşındaki Miyazaki animasyonun en büyük ustalarından biri olarak kabul edilir. Kendisi bizim animelerin başında gördüğümüz Studio Ghibli film stüdyosunun Isao Takahata ile birlikte kurucuları arasında ve hayata geçirdiği projelerin çoğunu bu stüdyonun çatısı altında gerçekleştiriyor.

   İnanın ya da inanmayın kendisi iş hayatına abisinin Miyazaki Airplanes adlı şirketinde yöneticilik yaparak başladı. Animasyon filmleriyle ilk kez tanışması ve etkilenmesi de Toyotama Lisesi'ndeki üçüncü senesinde, dünyanın ilk renkli uzun metrajlı animasyon filmi olan Hakujaden'i izlediğinde oldu. O anda çizgi roman çizeri olmaya karar verdi.

   Miyazaki’nin 1965'te anime yönetmeni Otsuka Yasuo ve Isao Takahata'yla çalışmaya başladıkları Güneşin Prensi Horus (Taiyō no Ōji Horusu no Daibōken); Hayao Miyazaki'nin uzun metrajlı bir animasyon filminde çalışmak adına yakaladığı ilk büyük bir fırsattı. Kendisi kariyeri boyunca hem pek çok uzun metrajlı anime filmine hem de Japonya'da manga olarak adlandırılan çok sayıda çizgi romana imza attı. Eserleri Japonya'da olağanüstü ilgi ve saygı gören Miyazaki, Oscar Ödülü'nü kazandığı 2002 yılına kadar çizgi film çevreleri dışında batıda pek tanınmıyordu. Kendisine sadece bu ödülü getirmekle kalmayıp aynı zamanda bir ilke imza atmasını sağlayan Ruhların Kaçışı filmi Berlin Film Festivali'nde ödül alan ilk animasyon filmidir. Ayrıca bu filmle Japonya'da gişe rekorları kırarak; 1997'de yönetmenliğini yaptığı Prenses Mononoke filmi ile kendisine ait olan gişe rekorunu yine kendisi kırmıştır. Miyazaki'nin Isao Takahata ile beraber yaptığı Heidi çizgi dizisi Türkiye'de tanınır.

   Miyazaki özellikle son zamanlarda eserlerinin büyük bir kısmının yönetmenliğinin yanı sıra metin yazarlığını da yapmıştır. Bu türden ilk eserlerinden biri kendi yarattığı bir mangadan uyarlama olan Rüzgârlı Vadi'dir. Bu eserinden sonra Stüdyo Ghibli'yi kuran Miyazaki eserlerini burada hazırlamaya başlamış ve bu stüdyo aracılığıyla hayranlarına ulaştırmıştır

Tanımamız

Gerekenler!

Altın İsimler

Altın İsimler

Isao Takahata

Studio Ghibli’nin bir diğer ünlü yönetmeni ve Miyazaki’nin ortağı. “Ateşböceklerinin Mezarı” adlı filmiyle kendini hafızalarımıza kazıyan yönetmen, filmlerinde daha çok gerçekle hayali buluşturmayı seviyor. İnsanların hayat hikayelerini gündelik hayatın zorluklarıyla birleştiriyor.

   Bence onu Miyazaki’den ayıran temel farkı da bu. İkiside insanların hayatlarına dokunmayı seviyor. Miyazaki yöntem olarak daha hayalci ve mesajı daha alttan bir şekilde vermeyi seven bir yönetmenken, Takahata daha önce bahsettiğim Japon naifliğini sonuna kadar kullanarak bütün acı gerçekleri, umutların sönmesini ve ölümü hepimizin anlayabileceği bir şekilde yüzümüze vurmayı seven biri. Takahata Toei Animasyon şirketine katılma gerekçesini o zaman şöyle açıklamış "eğer işin içinde animasyon varsa, ilginçlikler de vardır" Andersen Masallarının uyarlanmasından etkilenen ve animasyonu yapılan şeylerin ne kadar gerçek olabileceğini düşünen Takahata, kariyerinede böyle başlamış.

   Studio Ghibli kurulduktan sonra farklı türlerdeki dört filme imza atmış: Ateşböceklerinin Mezarı, Dün Gibi, Komşum Yamadalar, Pom Poko. Bu filmlerden Ateşböceklerinin Mezarı, film eleştirmeni Roger Ebert tarafından en iyi savaş filmlerinden biri olarak nitelendirilmiş. 

 

   Hayao Miyazaki ile tanıştıktan sonra ilk filmi Güneşin Prensi Horus filmini yönetmiştir. Sanatsal başarısına rağmen filmin ticari başarı elde edememesi nedeniyle Miyazaki ile birlikte şirketten ayrılmışlardır. Miyazaki'ye göre Takahata'nın hobileri "müzik ve çalışmak"dan oluşuyor ve bu onu kendisi yapan şeyler.

©Onur Kenar tarafından Web Yayıncılığı Dersi için yapıldı

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now